Kanada Göçmenlik Programları

KANADA GÖÇMENLİK SEÇENEKLERİ

Kanada Nitelikli Göçmenlik programı başta olmak üzere birçok farklı şekilde göçmenlik ve Kanada vatandaşlığı şansı sunmaktadır.

Göçmenlik denilince ilk akla gelen ülke Kanada’dır. Çok uzun yıllardır sistemli bir göçmenlik programı uygulaması, kozmopolit yapısı ve dünyanın dört bir yanından gelen kişi ve ailelere kapılarını açması nedeniyle Kanada’nın bu ünü haksız sayılmaz. Bazı yıllar 250,00’den fazla başvuru sahibi ve ailelerini kabul eden Kanada’nın göçmenlik programları da çeşitlilik gösterir. Hemen hemen her yıl güncellenen, kural değişikliğine uğrayan ve bazen de koşullarını ağırlaştıran Kanada göçmenlik sistemi temel olarak eğitim, tecrübe ve yabancı dil bilgisine önem vermektedir. Federal ve eyaletler bazında birçok farklı programla göçmenlik başvurularını kabul eden Kanada’nın önde gelen iki programı bulunmaktadır.

Kanada nitelikli göçmenlik programı en çok bilinen ve en fazla sayıda başvuruyu kabul eden seçenektir. İş tecrübesi, eğitim, yaş ve yabancı dil bilgisi gibi farklı kriterler baz alınarak yapılan değerlendirme sonucunda başvurular kabul edilir. 2015 yılında başlayan Express Entry sistemi ile kabul koşulları geçmiş yıllara göre biraz daha ağırlaşmıştır.

Kanada Self Employed göçmenlik programı ise sanat ve spor alanlarında faaliyet gösteren kişilere öncelik tanır. Her iki alanda da tanımlar son derece geniştir. İngilizce ve Fransızca düzeyi nitelikli göçmenlik seçeneğine göre daha esnek olduğu için tercih edilen bir programdır. Uzun süren değerlendirme süresi ve mutlaka self employed tecrübesi istenmesinden dolayı bazen nitelikli göçmenlik başvurusu yapmak daha doğru olabilir.

Avrupa Birliği’nin En Avantajlı Emlak Piyasaları

Bu yazımızda, yatırım yoluyla Avrupa Birliği vatandaşı olmayı arzu edenler için bu imkânı en avantajlı biçimde sunan bazı Avrupa Birliği ülkelerinin emlak piyasasından söz edeceğiz.

Vizesiz seyahat ve ikinci vatandaşlık için en uygun yatırımcı programlarını sunan Avrupa Birliği ülkelerinden Malta, Güney Kıbrıs, İspanya ve Portekiz; emlak sektörü açısından dünyada hızla yükselen bir popülariteye sahiptir.

Bu ülkelerin emlak alımı açısından her geçen gün daha da yükselerek ilerleyen birer trende sahip olmalarında, hiç şüphesiz ki yabancı yatırımcıları göz önüne alarak sundukları özel projelerin yeri büyüktür.

Örneğin Eurostat verilerine göre, Malta Emlak Sektörü geçtiğimiz senelerde %5’lik bir büyüme gösterdi. Bu artışın pozitif etkisi ile ülkedeki gayrimenkul çeşitliliği ve beraberinde yabancı yatırımcılara sunulan vergi avantajları, Malta’yı Avrupa’nın en gözde emlak yatırım rotalarından biri durumuna getirdi.

Malta’da uygun fiyat ve vergi avantajları ile yatırım yapıldığında sadece ikinci vatandaşlık ve Avrupa Birliği içerisinde vizesiz seyahat imkânı sunulmuyor, ayrıca Avrupa Birliği sınırları içerisinde ticaret yapanlara ek kolaylaştırıcı imkanlar da sunuluyor.

Daha da açmak gerekirse, bir Avrupa Birliği ülkesinde yatırım yapmış olmanın Avrupa Birliği’ndeki diğer ülkelerde gerçekleştirilen ticarete de pozitif etkilerini bulunduğunu söyleyebiliriz.

Avrupa Birliği’nde yer alan diğer ülkeler içerisinde emlak sektörü ve ikinci vatandaşlık denildiğinde akla ilk geliverenler arasında İspanya, Portekiz ve Güney Kıbrıs bulunuyor.

Portekiz özellikle düşük ve orta düzey yatırımcılara da hitap edebilen uygun fiyatlı gayrimenkulleri ile öne çıkıyor buna karşın yatırım yoluyla Portekiz vatandaşlığı elde etmenin süresi örneğin Güney Kıbrıs’a oranla biraz daha fazla zaman alıyor.

Güney Kıbrıs’ta ise emlak yatırımı yaparak vatandaşlık elde etmek çok daha kısa bir zaman alıyor fakat gayrimenkul rakamlarının çok daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Emlak yatırımı açısından bir diğer avantajlı Avrupa Birliği ülkesi olan İspanya, emlak sektöründe %40’lık bir düşüşe sebep olan yedi yıllık kriz döneminin ardından son 3 senedir giderek canlanan bir yapıya sahip oluyor.

Yabancı yatırımcılar ülkedeki Caosta Del Sol, Britons ve Barselona gibi egzotik rotaları göz önüne alarak yatırım yapıyorlar.

Ayrıca Balear Adaları, Valensiya, Murcia ve Kanarya Adaları da, bilhassa yabancı emlak yatırımcılarının İspanya sınırları dâhilinde gayrimenkul satın almayı seçtikleri popüler rotalar arasında yer alıyor.

Amerikan Vatandaşlığı

Amerikan Vatandaşlığı Ve Vergi Yükümlülükleri

Amerikan vergi sistemi ve Green Card sahiplerine olan etkileri hakkında başta basında olmak üzere son derece yanlış yönlendirmeler bulunmakta, bunun sonucunda ise yoğun bir bilgi kirliliği doğmaktadır.

Amerika ve Türkiye arasında çifte vergilendirme anlaşması bulunmaktadır. Bu anlaşma Amerika dışında yaşayan Amerikan vatandaşları ve Green Card sahiplerine vergi açısından ciddi avantajlar sağlamaktadır.

Amerika ve Türkiye arasındaki çifte vergilendirme anlaşması sonucunda eğer bir ülke de vergi ödenmişse diğer ülke de tekrar vergi verilme zorunluluğu ortadan kaldırılmaktadır. Vergi ödenecek ülkenin belirlenmesinde ise o ülke de geçirilen süre baz alınmaktadır. Yani kişi devamlı olarak Türkiye’de ikamet ediyorsa bu takdirde vergi ödemekle mükellef olduğu ülke Türkiye olarak saptanır.

Amerikan vatandaşı veya Green Card sahibi olan her yetişkin bireyin Amerika dışında yaşasa bile yıllık olarak Amerika’da gelir beyannamesi verme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu beyaname de o yıl içinde elde edilen gelirler, kaynakları ve bu gelirlere ilişkin olarak Türkiye’de ödenen vergi gibi bilgiler yer alır. Bu beyannamenin verilmesi aynı gelirler için Amerika’da vergi doğması anlamına gelmez.

Bu kuralın genel istinası ise Amerika içinde elde edilen gelirlerdir. Kişi Amerika dışında yaşasa bile eğer Amerika içindeki iş, kira veya hisse senedi gibi kaynaklardan elde ettiği gelirleri üzerinden Amerika’da vergi ödemek zorundadır. Ancak çifte vergilendirme anlaşması uyarınca Amerika’da ödediği vergilerin tekrarını Türkiye’de vermek gibi bir durumla karşılaşmaz.

Amerika Miras Vergi Sistemi

Amerikan vergi sistemi hakkında bilinen en büyük yanlışlıklardan birisi ise veraset vergisidir. Özellikle basında yer alan bazı haberlerde Amerika’da doğan çocukların ileri de miras yoluyla elde ettikleri gayrimenkul vb. edinimlerinden yüzde 30-40 arasında bir vergi ödemekle mükellef olacaklarına dair yanlış bilgiler verilmektedir.

Öncelikle Amerika ve Türkiye arasındaki veraset vergisinin işleyiş farklarına bakmak gerekir. Türkiye’de miras kalan kişi bu mirasın vergisini vermek zorundadır. Amerika’da ise mirası bırakan kişi bu mirasla ilgili vergilendirilmektedir. Mirası alan kişinin ise bir vergi mükellefiyeti bulunmamaktadır.

Bu fark uygulama da oldukça avantajlı sonuçlar doğurmaktadır. Amerikan vatandaşı veya Green Card sahibi olan bir kişiye Amerika ile bağları olmayan bir aile ferdinden miras kaldığı takdirde bununla ilgili vergi ödemek zorunda değildir. Zira miras vergisini Amerikan sisteminde mirası bırakan kişi öder, bu durumda mirası bırakan kişinin oturumu veya Amerikan vatandaşlığı olmadığı için Amerika’daki veraset vergisi ile bir bağı bulunmamaktadır. Yine Amerikan veraset vergisi kurallarına göre miras kalan kişi Amerika’da yaşıyor olsa bile kalan mirastan dolayı vergi ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Mirası bırakan kişinin Amerikan vatandaşı veya Green Card sahibi olması durumunda bile veraset vergisi açısından yine de düşünüldüğü kadar ağır bir tablo ile karşılaşılmamaktadır. Amerika’da bırakılan mirasın belirli bir kısmı veraset vergisinden muaftır. Her yıl güncellenen bu rakam 2015 yılı için $5.45 milyondur. Yani bırakılan mirasın $5.45 milyon tutarındaki kısmından veraset vergisi ödenmemektedir.

Elbette her birey ve ailenin finansal durumunun ayrı olarak incelenmesi ve bu tabloya göre vergi açısından bir planlama yapılması doğru olacaktır. EB 5 yatırımcı programına katılmayı düşünen ailelerimizin Amerikan vergi sistemi açısından izleyebilecekleri birçok farklı yol bulunmaktadır. Yeni Bir Hayat olarak sizinle yapacağımız toplantımızda vergi açısından da değerlendirme yapmakta ve en doğru stratejiyi belirlemenize yardımcı olmaktayız.

Avrupa Birliği Vatandaşlığı

AVRUPA BİRLİĞİ VATANDAŞLIĞI PROGRAMLARI

İngiltere ve Malta başta olmak üzere Avrupa Birliği içinde birçok ülke yatırımcı ve girişimci programları ile daimi oturum ve ikinci vatandaşlık fırsatları sağlamaktadır

Avrupa içerisinde İngiltereMaltaMacaristan, PortekizİspanyaBulgaristan ve Güney Kıbrıs farklı koşullara sahip daimi oturum veya ikinci vatandaşlık programları sunmaktadır. Bu programlar aracılığı ile daimi oturum, Avrupa içinde serbest dolaşım veya Avrupa Birliği vatandaşlığı gibi birçok ayrıcalığa sahip olabilirsiniz.

Yeni Bir Hayat olarak yetkili temsilcisi olduğumuz uluslararası firmalarla birlikte tüm bu programları sizlere sunmaktayız. Program seçiminde temel prensibimiz ülke hükümetleri tarafından desteklenmesi, net bir sürecinin olması ve vatandaşlık hedefine ulaşılabilme unsurunu barındırmasıdır.

Girişimci ve Yatırımcı Programları

  • İngiltere üç farklı programla yatırımcı ve girişimcilere ülkeye yerleşme ve iş kurma hakkı vermektedir. İngiltere yatırımcı programı için minimum £2,000,000 tutarında bir yatırımın şahsi yatırım hesabınızda 5 yıl süre ile tutulması gerekir. Girişimci programı tüm dünya vatandaşlarına açıktır ve minimum £200,000 yatırım kriteri getirmektedir. Sadece Türk vatandaşlarına özgü olan Ankara Antlaşması ise yatırım tutarında minimum zorunluluğunu ortadan kardırmakta ve daha avantajlı koşullarla İngiltere’ye yerleşme fırsatı sunmaktadır.
  • Malta yatırımcı programı ülke de kalma zorunluluğu olmadan ve benzer diğer ülke programlarına göre çok daha kısa bir sürede Avrupa Birliği vatandaşlığı ve pasaportunun kapılarını açmaktadır.
  • İspanya ve Portekiz sadece €500,000’luk gayrimenkul yatırımı ile ülkelerinde oturum vermekte, ayrıca Schengen ülkeleri içinde serbest dolaşım fırsatını da sunmaktadır. İstenilen koşullar yerine geldiğinde altı yıl ve on yıl gibi iki farklı süre sonunda her iki ülke de vatandaşlık başvurusu yapma imkanı bulunmaktadır.
  • Bulgaristan yatırımcı programı ile kısa süre içinde Bulgar vatandaşı olma ve Avrupa Birliği pasaportu edinmek mümkündür. Bu programda yapılan yatırım devlet güvencesi altında olup ve belirli bir süre sonunda size iade edilmektedir.
  • Güney Kıbrıs gayrimenkul edinme seçeneği ile Avrupa Birliği’nin kapılarını açan bir diğer ülkedir. Hızlı ve efektif bir süreçle karar alınması programı öne çıkaran unsurlar arasındadır.
  • Macaristan’da ise €300,000 tutarında devlet tahvili alarak ve 5 yıl bu tahvili muhafaza ederek, hemen daimi oturum almak mümkündür. Yatırım devlet garantisi altında olduğu için Macaristan yatırımcı programı özellikle çok tercih edilen bir seçenektir.

Ülke Rehberi: St. Kitts & Nevis

St. Kitts ve Nevis, Karayipler’deki Leeward Adaları dâhilindeki iki adadan oluşan federal bir ülkedir.

Başkent, ülkenin en büyük adası olan St. Kitts üzerindeki Basseterre’dır. Ülkenin küçük adası Nevis, St. Kitts’in yaklaşık 3 kilometre güneydoğusunda yer almaktadır.

Geçmişte bir İngiliz koloni şehri olan St. Kitts & Nevis, 1983 yılında bağımsızlığını elde etmiştir.

Ülke günümüzde İngiliz geçmişi dolayısıyla İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth of Nations) ve Karayiplerde yer alan bağımsız bir devlet olması dolayısıyla da Karayipler Topluluğu’nun (Commonwealth of Caribbean) bir üyesidir.

Her iki üyelik dolayısıyla da ülke ekonomik, ticari, politik ve kültürel ve sosyal avantajlar elde etmektedir.

2016 verilerine göre St. Kitts & Nevis’in genel ekonomik büyüme oranı yüzde 3,5 endüstriyel üretim büyüme oranı ise yüzde 6 olarak belirtilmiştir.

Ülkenin ekonomisi turizme, tarıma ve hafif imalat sanayiye dayanmaktadır.

Ada topraklarında üretilen ürünler arasında şekerkamışı, pirinç, patates, muz ve sebze çeşitleri bulunmaktadır. Ayrıca balıkçılık da önemli bir sektör olarak parlamaktadır.

Ülkenin turizm açısından en popüler olan gezi durakları arasında Ulusal Müze, Berkeley Anıtsal Alanı, Cockleshell Sahili, Katolik Kilisesi, Bağımsızlık Meydanı, Clay Villa Bahçeleri ve Christopher Kültürel Tarihi Miras Topluluğu bulunmaktadır.

Turistik açıdan oldukça gelişmiş bir ülke olan Saint Kitts ve Nevis, ülke gelirinin büyük bir bölümünü turizm sektöründen elde etmektedir. Ancak bulunduğu coğrafi konum dolayısı ile ülke zaman zaman şiddetli fırtına ve doğa olaylarına ev sahipliği yapabilmektedir. Bu durum kimi zaman turizmi geçici de olsa duraklatabilmektedir.

Dolayısıyla, ülkenin tek sektöre bağımlı kalmaması ve gelir kaybı yaşamaması adına devlet turizm haricindeki yatırım alanlarına özellikle destek ve teşvik vermektedir.

St. Kitts & Nevis, küçük bir ada ülkesi olmasına karşın sağlık sistemi oldukça gelişmiştir. Ülkede 5 adet devlet hastanesi ve çok sayıda özel klinik, sağlık merkezi ve eczane bulunmaktadır.

Eğitime büyük önem veren bir yapıya sahip olan ülkede zorunlu eğitim 5-12 yaş arasını kapsayan ilkokul eğitimidir ve ücretsizdir. Sistem ilkokul, ortaokul, lise, meslek kazandırma okulları ve üniversite bölümlerinden oluşmaktadır.

St. Kitts & Nevis doğumlu dünyaca ünlü isimler arasında politikacı Alexander Hamilton, boksör Livingstone Bramble, basketbolcu Bob Douglas, şarkıcı Joan Armatrading ve yönetmen Christene Browne yer almaktadır.

St. Kitts & Nevis’te çekilen filmlerden bazıları Missing In Action 2: The Beginning, Hot Resort olup, adalar, Yalan Rüzgarı ve Miami Vice dizilerinin bir kaç bölümüne de ev sahipliği yapmıştır.

Dünya Mutfağından Beş Popüler Lezzet!

Seyahati, yemek yemeği ve yeni tatlar keşfetmeyi sevenler için dünya mutfağından popüler beş lezzeti derledik.

Amerika, İngiltere, İspanya, Dominika ve Portekiz’e ait bu damak çatlatan lezzetleri deneyerek gastronomi maceralarınıza yenilerini ekleyebilir, yatırım yoluyla ikinci vatandaşlık imkânı sunan bu ülkelerin kültürlerine mutfak yoluyla bir adım atabilirsiniz.

İşte dünyayı dolaşmayı seven her gezginin mutlaka denemesi önerilen günümüzün en popüler beş yerel lezzeti:

1-İspanya’ya yolunuz düşüyorsa mutlaka ama mutlaka Gazpacho adı verilen soğuk domates çorbasını denemenizi öneriyoruz. İspanyol kültürünün en bilindik geleneksel lezzetlerinden biri olan gazpacho ayrıca zaman içerisinde domates haricinde farklı sebze ve malzemeler eşliğinde de hazırlanarak değişik varyasyonlara sahip olmuş bir yemek türüdür. Ama bizim önerimiz en geleneksel olan domatesli hâlini denemeniz yönündedir.

Domates üretimi ile ünlü İspanya’da sıcak bir gün hafif bir öğle yemeği için tercih edilebilecek ideal bir yemek olan gazpacho soğuk olarak hazırlanan domates çorbasının üzerinin salam, biber, soğan ve baharat çeşitleri ile renklendirilmesinden oluşur.

2-Amerika’nın New York şehri, cheesecake’i ile dünyaya ün salmıştır. New York cheesecake olarak adlandırılan bu enfes lezzet, tatlı severlerin gönlünü fethedecek incelikli müthiş bir tada sahiptir. New York cheesecake özel bir aromaya sahip değildir tam tersine klasik sade bir cheesecake formunda sunulmaktadır, yanına ise böğürtlen sosu ilave edilmektedir.

3-İngilizlerin en popüler tatlılarından biri olan sticky toffee pudding, toffee adı verilen şekerleme sosu ve hurma içeren yumuşak ıslak bir kek ve üzerine eklenen dondurma ve şekerleme sosundan oluşmaktadır. İngiliz yemeklerinin bitirmenin en geleneksel ve en tatlı yolu olan bu spesiyal belki de İngiliz kültürüne adapte olabilmeyi kolaylaştıran etmenlerden biridir.

4-Karayiplerin saklı cenneti Dominika’nın geleneksel lezzetlerinden biri olan asopao de mariscos, temel olarak deniz ürünleri yahnisi olarak tanımlanabilir. Oldukça lezzetli ve doyurucu bir yemek olan aspao de mariscosun içerisinde deniz ürünlerinin yanı sıra tavuk suyu, pirinç ve sebze çeşitleri de yer alır.

5-Portekiz mutfağının yalın, pratik ama bir o kadar lezzetli tariflerinden biri olan polvo à lagareiro, papates ve ahtapot etinden oluşmaktadır. Ahtapot eti bütün formda önce haşlanır, ardından zeytinyağında yüksek ateşte patates eşliğinde kızartılır ve bu esnada üzerine baharat çeşitleri ilave edilerek yemeğinhalihazırda damak çatlatan lezzeti kat be kat daha fazla arttırılır. Portekiz kıyılarının en meşhur deniz ürünü spesiyallerinden biri olan bu lezzet, özellikle Porto şarapları eşliğinde tüketilmektedir.

Dünyanın En İyi Eğitim Sistemine Sahip Ülkeleri

Eğitim dünya çapında öneme sahip ve geleceğimizi şekillendiren bir kavram olmasına karşın, her ülkenin eğitime eşit oranda önem vermediğini görüyoruz.

Bir eğitim ve yayıncılık grubu olan Pearson, her sene dünya çapında yaptığı araştırmaya göre ülkelerin eğitim sistemlerini değerlendirmekte ve sonuçlarını açıklamaktadır.

Bu araştırmaların 2015/2016 döneminde sunulmuş en güncel verilerine göre dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip ülkeleri arasında ilk sıraları Güney Kore, Japonya, Hong Kong, Finlandiya, İngiltere, Malta ve Kanada paylaşmaktadır.

Bu ülkelerin en iyi eğitim sistemine seçilmelerinin elbette belirli kriterlerde açılamaları mevcut. Eğitim standardının dünya geneline göre yüksek olarak belirlendiği ülkelerin ortak özellikleri arasında:

  • Zorunlu eğitim süresi oranında, eğitim hizmetlerinin yüksek standartlarda ve ücretsiz olarak sunulması.
  • Öğretmen maaşlarının yüksek tutulması ve toplumda öğretmenlere Batı dünyasında bir doktor veya avukata duyulan saygı şeklinde önemli bir yer atfedilmesi
  • Öğretmenlere yönelik meslek içi geliştirme ve eğitimlerin devlet tarafından karşılanması bir diğer deyişle ücretsiz olması
  • Öğrencilerin çok fazla ödev ve sınav ile boğulmaması yeterince boş zaman sahip olabilmelerinin sağlanması
  • Sınıfların kalabalık olmamasına özen gösterilmesi
  • Din, dil, ırk ve görüş ayrılığına bakılmaksızın her öğrenciye eşit eğitim hakkı tanınması
  • Eğitim müfredatlarında sadece teorik bilgilere değil hayatın içerisinde gerçekten işe yarayacak beceriler kazandıramaya yönelik konuların dahil edilmesi.
  • Devlet bütçelerinden her yıl yüksek oranda bir meblağın eğitim sektörüne ayrılması

gibi çok önemli maddeler bulunmaktadır. Bu bilgiler ışığında dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahip olduğu belirtilen Malta’ya, Yeni Bir Hayat aracılığı ile ikinci vatandaşlık başvurusunda bulunabilir ve çocuklarınızın bu yüksek standartlı eğitim sisteminden yararlanmalarını sağlayabilirsiniz.

Malta Hükümeti tarafından sürdürülen Malta Daimi Oturum Programı çerçevesince, sadece €500,000 tutarında Malta devlet tahvili alarak yatırım yapan kişiye ve ailesine, Malta’da süresiz oturum izni veriliyor. Bu oturum izni sayesinde yatırımcı ve ailesinin Malta devletinin sunduğu sağlık ve eğitim gibi tüm sosyal haklardan tıpkı bir vatandaş gibi faydalanabilmesi mümkün oluyor.

Geçmişte bir İngiliz kolonisi olan Malta, eğitim sistemini İngiliz geçmişi üzerinden kurgulayan bir yapıya sahiptir. İngiltere’nin de dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden birine sahip olduğu düşünülürse Malta’daki eğitimin neden bu kadar köklü ve yüksek standartlara sahip olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

Malta eğitim sistemi 4-16 yaş zorunlu eğitimi kapsamaktadır ve bu eğitim ücretsizdir. Yukarıdaki araştırma kriterlerini en iyi şekilde kapsadığı söylenen sistemde devlet okulları kadar özel okullar da büyük bir yere sahiptir. Malta oldukça kozmopolit bir ülke olduğundan, çok sayıda uluslararası okulu da bünyesinde barındırmaktadır.

Dünya Sağlık Organizasyonu’na (WHO) Göre Dünyanın En İyi Sağlık Organizasyonuna Sahip Ülke Kriterleri Nelerdir?

Dünya Sağlık Örgütü’nün yayınladığı dünyanın en iyi sağlık sistemine sahip ülkeler listesinde Malta 5. sırada, İspanya 7. sırada, Portekiz 12. sırada, İngiltere 18. sırada, Kıbrıs 24. sırada, Kanada 30. sırada, Dominika 35. sırada, Amerika Birleşik Devletleri 37.sırada yer alarak 100 ülkeden oluşan sıralamanın ilk %50’lik dilimine girmeyi başarmıştır. Türkiye ise bu listede 70 sırada bulunmaktadır.

Peki Dünya Sağlık Örgütü’nün bu listeyi oluştururken göz önüne aldığı değerlendirme kriterleri nelerdir?

Sağlık sektöründe finansın dağıtımı, sağlık sektöründe duyarlılık, sağlık hizmetinin tüm topluma eşit dağıtılması, toplumun genel sağlık seviyesi ve mali katkıların âdilliği’dir.

Bu kriterlere göre;

Ülkelerin sağlık sistemlerine toplumun her bir üyesinin kişisel gelirinden yaptığı katkı adil düzeyde olmalıdır bu katkının yüksek veya çok düşük olması durumunda sistem aksaklıklara uğramaktadır. Bu oran, her ülkenin yıllık kişi başına düşen minimum geliri oranında belirlenmelidir.

Toplumun genel sağlık düzeyinin homojen düzeyde iyi olması ülkenin sağlık sisteminin optimum düzeyde işleyen ve toplumsal sağlığa yarar sağlayan bir nitelikte olduğunun göstergesidir.

Sağlık hizmetlerinin ülke yönetiminin uyguladığı politika ve uygulamalar doğrultusunda toplumun tüm kesimlerine eşit olarak dağıtılması, o ülkenin sağlık siteminin gelişmişlik düzeyi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Sağlık hizmetlerinin toplumun tüm kesimine eşit oranda ulaşmasını sağlayan ülkeler, sağlık sistemi değerlendirilmelerinde üst sıralarda yer almaktadır.

Sağlık sektöründe duyarlılık kriteri iki açıdan ele alınmaktadır. İlk açı sağlık sisteminin toplumun üyelerine karşı eşit ve maddiyata dayanmayan bir duyarlılığa ve dolayısıyla ihtiyacı gidermeye odaklı yanıtlamaya sahip olması gerektiğidir. Örneğin devlet tarafından vatandaşlarına ücretsiz sağlık hizmeti sunmayan ülkelerin sağlık sistemlerinin bu tipte bir duyarlılık kriterine uygun olmadığını söyleyebiliriz.

Duyarlılık kriterinin ikinci tipi ise hasta rızasını, hasta bilgilendirilmesini ve genel hasta refahını önemsemeyi ele almaktadır. Bu açıdan hastaları tıbbi müdahalelerin başarılı olması kadar psikolojik ihtiyaçlar açısından da memnun etmeye önem veren sağlık sistemleri, ülkelerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün listelerinde ön sıralara taşımaktadır.

Son olarak finansın dağılım kriteri, sağlık sistemlerinin ülkeler tarafından nasıl finanse edildiğini inceleyen bir kriterdir. Ülkeler sağlık sistemlerinin yükünü toplumun kişisel gelirine göz dikerek mi yoksa çeşitli vakıflar ve destek mekanizmaları aracılığıyla daha farklı finansal yöntemlerle mi realize ettikleri bu kriter açısından oldukça önemlidir. Kısacası ülkelerin finansal kaynakları, sağlık sektörü açısından ne kadar vicdanlı kullandıkları ve hem sektörü hem de toplumu ne oranda rahatlattıkları bu kriterde değerlendirilmektedir.

Bu rapor sonucunda Dünya Sağlık Örgütü, yıllık kişi başına en az 60 dolar sağlık harcaması desteği vermeyen ülkelerin vatandaşlarının büyük bir bölümünün sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyması halinde bile ulaşamadığını ifade etmiştir.

Ankara Antlaşması İle İngiltere’ye Nasıl Gidilir?

Bir Türk olarak İngiltere adım atmanın en avantajlı yolu hiç şüphesiz ki Ankara Antlaşması’ndan yararlanmaktır.
Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 1963 yılında imzalanan Ankara Antlaşması, Türk vatandaşlarına girişimci olarak İngiltere’de iş kurma ve oturum hakkı vermektedir.
Ankara Antlaşması ile kendi mesleki dalınızda ile ilgili İngiltere’de bir şahıs veya limited şirketi kurabilir ve İngiltere’de oturum ve çalışma izni elde edebilirsiniz.
Bir girişimci vizesi olan Ankara Antlaşması vizesinin en büyük avantajları diğer yatırımcı vizelerine göre çok daha küçük bir sermaye gerektirmesi ve 5 yıl içinde İngiliz vatandaşlığına başvuru hakkı vermesidir.
Ankara Antlaşması İngiltere’de iş kuracak bütün Türk vatandaşlarının başvurusuna açıktır. Düşük miktarda bir yatırımla İngiltere’de iş kurmak ya da Türkiye’deki şirketine uluslararası bir statü kazandırmak isteyen iş adamları için ideal bir programdır.
Aynı zamanda, bir şahıs şirketi kurarak tek başına çalışabilecek, freelance iş yapabilecek bireyler de tek kişilik şirketin ihtiyaç duyacağı ölçüde küçük bir sermaye ile Ankara Antlaşması vizesinden yararlanarak İngiltere’ye gidebilirler.
Ankara Antlaşması vizesinden faydalanmak için adayların İngiltere’de kuracakları iş ile ilgili detaylı bir iş planını içeren bir başvuru dosyası hazırlamaları gerekir. Dosyada adayın kuracağı işin detayları, kapsamlı bir pazar araştırması, adayın o işi yerine getirebileceğinin göstergesi olan eğitim ve deneyim gibi bilgiler ve o işi kurup kâr etmeye başlayana kadarki süreçte ihtiyaç duyacağı finansman detaylarının yer alması gerekir.
Ankara Antlaşması’na başvuruda bulunurken, işinizin kuruluş giderlerini ve ilk yıl için gerekli harcamaları karşılayacak bir sermayeye sahip olmanız yeterli görülmektedir.
Ayrıca dikkate alınması gereken bir diğer önemli nokta ise kuracağınız işin gerektirdiği düzeyde İngilizce bilgisine sahip olmak ve bunu uluslararası geçerliliğe sahip dil sınavları ile yakın tarihte belgelemiş olmaktır.
Ankara Antlaşması’yla İngiltere’ye yerleştiğiniz zaman öncelikle bir yıllık oturuma hak kazanırsınız. Bir yılın sonunda kurduğunuz şirketin finansal ve yönetimsel bir değerlendirmesi yapılır ve her şey yolundaysa oturumunuz üç yıl daha uzatılır. Bu üç yıllık sürecin sonunda yine aynı denetimlerden geçip kalıcı oturma iznine, yani süresiz oturuma hakkına sahip olursunuz. Süresiz oturma iznine sahip olduktan sonra dilerseniz kendi şirketiniz haricinde başka bir iş yapabilir ya da maaşlı bir işte çalışmaya başlayabilirsiniz.
Kalıcı oturum iznini aldıktan bir yıl sonra ise İngiliz vatandaşlığına başvurulabilirsiniz.
İngiltere vatandaşlığına başvurma hakkını kazanmanız için en az 5 yıl İngiltere’de yaşayıp bu 5 yıl içinde de ülkeyi 450 günden daha uzun bir süre terk etmemiş olmanız, en az 1 yıl boyunca süresiz oturuma sahip olmanız ve sabıka kaydınızın olmaması gerekir.
Ankara Antlaşması’nın en büyük avantajları; büyük bir sermaye gerektirmemesi, hem başvuru sahibinin hem de ailesinin İngiltere’ye yerleşmesini ve sahip olunan oturma izni sayesinde İngiliz vatandaşlarıyla aynı statüde ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetlerinden faydalanmalarını sağlaması ve yatırımcının eşine herhangi bir maaşlı işte çalışma özgürlüğü veren genel çalışma vizesi sağlanmasıdır.

Kanada Vatandaşı Nasıl Olunur?

Mercer araştırma firmasının her sene yayınladığı dünyanın en yaşanabilir kentleri sıralamasında her sene birçok şehri ile üst sıralarda yer alan Kanada, yüksek medeniyet seviyesine sahip ve göçmenlik kabul etme konusunda pozitif yaklaşımda bulunan bir ülkedir. Kanada günümüzde her yıl düzenli olarak ortalama 250.000 göçmen kabul etmektedir.
Kanada vatandaşı olabilmek için Express Entry ve Self Employment Entry olmak üzere iki seçenek bulunmaktadır.
Kanada Göçmenlik ve Vatandaşlık biriminin 2015 yılında devreye soktuğu Express Entry, başvuruların ele alınması sürecini belirli kategorilere göre düzenleyen bir sistemdir.
Sistem temel olarak adayların yetenek, iş deneyimi, dil, eğitim ve diğer konulardaki özelliklerini puanlamakta ve başvurularda puan sıralamasına göre önceliklendirme yapmaktadır. Aynı zamanda, potansiyel işverenler de sistemin içinde yer almakta ve sistem içinde Kanada iş ilanları da paylaşılmakta, işverenler potansiyel adaylara ulaşabilmektedir.
Bu sayede yaratılan dinamik süreç sayesinde istihdam ihtiyacının yoğun olduğu alanlara uygun adayların başvuruları yönlendirilmekte ve nitelikli adaylar için çok daha hızlı ve olumlu imkanlara sahip geri dönüşler sağlanmaktadır.
Express Entry testinde puanlama yapmak amacı ile istenilen kişisel bilgiler; meslek dalı, eğitim düzeyi, yabancı dil seviyesi, yaş, mesleki tecrübe, eşin yabancı dil seviyesi, ülkede yaşayan akrabalar ve Kanada’da önceden yaşanmış iş geçmişi kategorilerindedir.
Kanada pasaportuna sahip olabilmek için ikinci başvuru seçeneği ise freelance veya serbest çalışanlara yönelik olan Self Employment Entry’dir.
Bu başvuru türü sadece belirli meslek grupları için geçerlidir ve söz konusu meslek grubundan insanların dalları ile ilgili son 2 yılda kendi işlerini kurup çalıştıklarını resmi olarak ispat edebiliyor olmaları gerekmektedir. Söz konusu meslek dalında deneyim, İngilizce veya Fransızcayı mesleki düzeyde kullanabiliyor olmak, uluslararası çapta elde edilen başarılar, o dalın öğrenimini yapmış olmak bu başvuru seçeneğinde artı puan almayı kolaylaştırmaktadır.
Self Employment Entry seçeneği ile Kanada vatandaşlığına başvurulabilecek meslek dallarından bazıları; yazar, editör, kuratör, gazeteci, müzisyen, oyuncu, dansçı, kameraman, fotoğrafçı, grafiker, spor koçu, fitness hocası, zanaatkar, tasarımcı, ressam ve dekoratördür.
Kanada göçmenlik programına yapılan başvurunun kabul edilmesiyle, Kanada’ya yerleşebilir ve ömür boyu yaşama ve çalışma hakkına sahip olunabilir. Seçme ve seçilme dışında tüm sosyal haklara sahip olduğunuz gibi, eğitim ve sağlık hizmetlerinden de ailenizle birlikte faydalanabilirsiniz. Kanada eğitim sistemi, İngilizce konuşulan ülkeler arasında en iyi sistem seçilmiştir.
Kanada göçmenlik programı dâhilinde Kanada’ya yerleştikten 3 yıl sonra Kanada vatandaşlığına başvurabilirsiniz. Bu sayede seçme ve seçilme hakkına kavuşacağınız gibi, bir Kanada pasaportu sahibi olarak dünyanın 170 ülkesine serbestçe seyahat edebilirsiniz.